EVCİL HAYVAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EVCİL HAYVAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2013 Cumartesi

İlkbahar Dekorasyonu


    Sınavlarım bitip özgür tekrar özgür bir insan olduğumdan beri - ki bu yaklaşık 24 saat gibi bir süre ediyor - aklımda baharın da gelmesiyle birlikte çok değişik düşünceler belirmeye başladı.Havalar her ne kadar bir sıcak bir soğuk olsa da ben baharın geldiğini kendimce ilan ettim diyebilirim.Ne sıcaktan ne de soğuktan hoşlanmayan bir zat olarak ilkbahar tam benlik bir mevsim.Güneşli havalar,hafif esen rüzgar,çiçek açan ağaçlar ve her yerin pastel renklere bezenmesine bayılıyorum resmen :)

   Evcimen olduğum için ev eşyalarıma ve dekorasyonuma elimden geldiğince özen göstermeye çalışıyorum.Hafta sonları eğer çok dinç değilsem ve dışarıda bir işim yoksa genelde evde çayım,kitabım ve bilgisayarımla takılmayı çok seviyorum.Tabi değişikliği de sevdiğim için her mevsim ufak tefek şeyler ekleyip çıkararak evimi değiştirmek de hoş hoşuma gidiyor.Bu kış özellikle christmas ve kar teması kullanarak kar taneciği desenli bardaklarım,yeşil ve kırmızı yastıklarım,duvarda asılı ışıklı noel baba şapkamla çok mutluydum ama baharın gelmesiyle beraber yeni değişikliklere yelken açtım.Bana ilham veren fotoğrafları sizinle de paylaşmak istiyorum.










   Çoğunlukla baharda yeni açan çiçekler,toprağın yeşermesi ve bereketlenmesi,doğanın renklenmesi temalı aksesuarları sevdiğim için bu baharda evimde bol bol kullanmayı düşünüyorum renkli vazo ve çiçekleri.Özellikle 3. fotoğraftaki baykuş yastıklara bayıldım!

  Bu yıl sandalyelerimi ve minderlerimi değiştirmek istediğim için hazır ilkbahardayız diye renkli ve yine çiçekli böcekli desenler kullanmak istiyorum.DIY yani kendin yap projelerini çok sevdiğim için belki de çok sade şeyler alıp kendim de isteğime göre yapabilirim diye düşünüyorum.Aşağıdaki fotoğraflar da bu konuda ilham veriyor bana.






Minik balkonum için de bir şeyler yapmayı düşünürken aşağıdaki dekorasyona bayıldım. Güzel havalarda kitap okumak veya yakın bir arkadaşım geldiğinde muhabbet etmek için sizce de çok şirin görünmüyor mu :)


   Bu bahar benim küçük evim için beğendiklerim bunlar, umarım hepsi olmasa da bir kısmını uygulayıp evimin havasını ve doğal olarak da benim ruh halimi değiştirebilirim :)

20 Mart 2013 Çarşamba

Animal Love

Geçen sene ilk Alf'i aldığımız zaman çok endişelerimiz vardı, acaba kedilerle anlaşır mı, acaba kediler onunla anlaşır mı, birbirlerini öldürürler mi diye kendimizi yiyip bitirmiştik resmen. Uzun bir süre yavaş yavaş alıştırmaya çalıştık ikisini ama meğerse boşuna o kadar uğraşmışız :) 3 ay sonra sanki kardeşlermiş gibi, herkesin kedilerle köpekler anlaşamaz tabusunu yıkıp öyle güzel oyun oymaya başladılar ki hayran kaldık. Artık birbirlerini herkese karşı koruyorlar, koşuşturuyorlar, yemeklerini paylaşıyorlar resmen en iyi arkadaşları oldular birbirlerinin. Buradaki video da bunun kanıtı :)


19 Mart 2013 Salı

Bizim Küçük Sürümüz


Bütün kış üşüdüğü için örtülerin altında yaşayan Alf bir kaç gündür havaların ısınmasından çok etkilenmiş olsa gerek sere serpe koltuğa atmış kendini.Yiğidin malı meydanda olur düşüncesiyle hareket ediyor bizim ufaklık :) Havalar hafta sonu 5 derece soğuyacakmış, acaba o zaman harıl harıl altında yatabilceği örtüleri aramaya başlayacak mı tekrar çok merak ediyorum.


Burada da azarı yiyen iki müttefiğin nasıl bir saf oluşturduğunu görebilirsiniz. Bütün gün birbirlerinin suratına bakmazlar ama biraz bağırınca hemen göt göte yapışıyorlar birbirlerine benim gazabımdan korunmak için.


Bu fotoğraftaki de bizim kendi küçük sesi büyük kedimiz Çorap. Şu aralar kızgınlıkta olduğu için harıl harıl koca aramakta kendisi. Sesiyle bizi çıldırtsa da erkeklerden umudu kesip sürekli beni sevin diye göbeğini açması telafi ediyor var gücüyle miyavlamalarını.


Fotoğraftaki yavruysa geçen hafta evimizin önünde karşımıza çıkan, şu an yeni evinde sefasını süren Mocha. İlanını verdiğimizin ertesi günü sahiplendiği için adını şanslı koymayı düşünebilir yeni ailesi :)


Biz her ne kadar hüzünlensek de küçük sürümüz Mocha gittiği için inanılmaz mutlular. Eve geldiği günden beri oyunculuğu ve hareketliliğiyle canlarından bezdirdiği için sürekli papara yiyen yavrumuz da sanıyorum rahatlamıştır artık.

28 Mart 2012 Çarşamba

Ucuza Dekorasyon İpuçları

Aynı ev eşyalarını 5 yıldan fazla sabit bir şekilde kullanmış olan insanların en çok istediği şey evinde yeni bir ışıktır.Mobilyaları değiştirmek bunun için en başta gelen çözüm olsa da bütçeler genelde bunun için yeterli olmaz ve farklı alternatiflere yönelinir.Bu aralar ben de evimi değiştirmek istediğim için sürekli araştırıyorum,nasıl daha ucuza halledebilirim diye ve ufak ufak ipuçları yakaladım onları paylaşmak istiyorum.



1.Koltukları Kaplatmak

Bir evi en çok değiştiren eşya koltuklardır bence.Oturma alanına girildiğinde ilk göze çarpan da,misafir ağırlandığında en çok dikkat edilen de koltuklar olduğu için,evi değiştirmeye koltuklardan başlarız genelde.Ama fiyatlar alıp başını gittiği için ben öncelikle döşemecileri araştırmanızı öneririm.Kadife,deri,keten..çok çeşitli ve rengarenk kumaşlarla tam istediğimiz gibi koltuklar kaplanabiliyor ve yaklaşık yeni bir koltuk takımının 1/3ü fiyata halledilebiliyor.Ben genelde zor beğenen bir insan olduğum için kaplamak bana daha uygun,en azından istediğim kombinleri yapabiliyorum.




                                                                                                  2.Mobilyaları Boyamak

Evde fazlalık gibi duran zigon sehpalar,rengi solmuş,soyulmuş şifonyerler,hatta kitaplıklar..Ahşap boyama tekniğiyle tamamen farklı bir havaya bürünmeleri sizin elinizde.Gerekli olan şeyler sadece,istediğiniz renklerde ahşap boyası,zımpara ve vernik.Gerisi tamamen yeteneğinize kalmış.Ben salonumda duran kapaklı dolabımı boyamayı düşünüyorum önce,kapıdan girildiği anda tam karşıda olduğu ve artık köşeleri soyulmaya başladığı için seçtim onu.Önce zımparalayıp pürüzlerini yok etmek,daha sonra istenilen desende boyamak ve en son üstüne bir kat vernik atmak yeterli oluyor.Yaratıcılığınız konuşsun artık.










3.Duvarları Renklendirmek

 Eğer sevdiğiniz fotoğraflar,afişler,manzalar hatta kendi yaptığınız tasarımlar varsa bir dijital matbaaya gidip onları istediğiniz boyutta bastırabilir ve çok uygun fiyatlara çerçeveletebilirsiniz.Ben erkek arkadaşımın yaptığı afişlerden istediğimi seçip baskıya götürmeyi planlıyorum en kısa zamanda.Evime en yakın çerçeveciyle konuşup istediğim 35x50 boyutta çerçevenin fiyatlarının 10 tlden başladığını öğrendim,böylece duvarlarımı neşelendirmek bana sadece 15 tlye mal olacak.Ya da eğer arkadaşlarınızdan sanatla ilgilenenleri varsa sizin için bir tuvali renklendirir mi sorabilirsiniz.






  4.Aksesuar

Nasıl bir giysiyi  tamamlayan şey aksesuarsa,evde de böyledir.Düzenlemek istediğiniz odanız için ufak tefek biblolar,vazolar,saksı çiçekleri,hatta kendi yaptığınız kalemlikler bile çok büyük değişimler sağlar.Üstü boş olan bir sehpayı,bir şifonyeri,televizyon ünitesini kendi seçtiğiniz aksesuarlarla canlandırıp,nerdeyse hiç para harcamadan evinizin havasını değiştirebilirsiniz.

15 Mart 2012 Perşembe

Kedili Ev




Eğer gelecekteki bana sesleniyorum LÜTFEN evini böyle yaptırmış ol.yaptırmadıysan ve eğer ki 3 manyak kedin bunu farkederse evi terkederler.Haberin olsun.öptüm.

12 Mart 2012 Pazartesi

Bir pet delisi olarak?


Evdeki nüfusumuz şu an 3 kedi bir köpeğe ulaştı.tabi bu canlıların nerdeyse hepsinin beyaz olması,evdeki mobilyaların kahverengi olmasıyla doğru orantılı.ev resmen kuştüyü yastık fabrikası gibi,her yerden tüyler uçuşuyor yumak yumak.eve gelen anneme hakkaten bu sefer hak verdim,ağzımızın içinde geziyor tüyler o derece.napsak napsak diye çözüm ararken annem buldu çözümü,ihlasın sulu süpürgesini getirmiş yanında.mucize gibi bişey,süpürge değil resmen mucize.öyle bir süpürüyor ki,sevinç gözyaşları döktüm,allahım artık evimde tüy olmayacak olmayacak diye haykırarak.şu anda eve giren bir yabancı evde kedi mi yaşıyor,köpek mi yaşıyor asla ayırdedemez.ama yine de bir daha ev eşyası alırsam kesinlikle hepsini beyaz alıcam.pis olsak da belli olmasın,nasıl olsa ülkemizde her an misafir gelebilir diye yaşıyoruz,bari temiz görünelim.

Bu arada temizlik gurusu anneme de her ne kadar görmese de burdan teşekkür ediyorum.you'r the best!


ps: fotoğraftaki klavye bir sonraki hedefim.o kadar tüy bari bi işe yarasın.

21 Nisan 2011 Perşembe

Kedi

çok kedisever bi insan olduğum doğru,hatta kedi aşığı,bağımlısı,kölesi falan bile olabilirim,ama bunlar bile kendi kedilerime sahip olmam için yeterli şeyler değilmiş,şu geçtiğimiz 6 ayda bunu anladım.bi önceki evime ilk taşındığımda nasıl olsa tek başıma oturuyorum hadi bi kedi alıyim falan gibi triplere girdim.araştırdım,gezdim,baktım,hatta bi ara karar bile verdim ancak benim kararım o chincilla için yeterli olmadı sanırım ki kediyi başka birine sepetlediler.en sonunda biri tekir biri sarman iki kardeş bebekte karar kıldım.o kadar sevimli ve ürkeklerdi ki,bi tane almam gerekse de ikisini ayırmaya kıyamadım.ilk gördüğüm anda bile anneleri gibi hissettiğim için,asla ayrılmayız gibi geliyodu.kapalı bi koliye koyup düştük yollara,yürüdük yürüdük yürüdük ve hiç ses çıkamadılar.motora binip karşıya geçtik yine ses çıkarmadılar,uyudular bile.eve geldiğimizde koliden bile çıkmadılar.işte o an ettiğim dua hala kulaklarımda: nolur hep böyle kalmasınlar,sesleri çıksın,hareket etsinler hep,oynasınlar!



Ankara geldiğinde çok kıskandım onları,çocuk gibi mızmızlandım ama,yine de kopamazdım onlardan,2 haftanın sonunda çocuğum gibi olmuşlardı çünkü.tekirim koca burunlu,sarmanım da çok şişmandı,isimlerini Ankara koydu; tapir ve dobi.başta şaka gibi gelse de uzun bi süre öyle seslenince gerçekten tapir ve dobi oldular.ve isimlerinin hakkını çok güzel verdiler,ne tapir koca burnundan vazgeçti,ne dobi koca göbeğinden.

yaz tatili geldiğinde aldım ikisini de ailemin yanına götürdüm benimle beraber.otobüste kedili kız olmuştum,özel olmuştum.hatta kedilerim gittiğinde otobüse binmeyi sırf bu yüzden hiç sevmemiştim.sıradandım çünkü artık.daha 3 aylıklardı gittiğimizde,en güzel en tatlı halleriydi ki annemler o yüzden bayıldılar.ayrılmak istemediler ikisinden de.torun gibi hissetmişlerdi galiba,çünkü ben nereye gitsem peşimde,ne yapsam aynısını yapar olmuşlardı.evimi onlar sayesinde sevmiştim.tatil bitti ve döndük.

her şeyi idare ediyodum.kırılan eşyaları,vazoları,kopan kabloları..çünkü çocuklarımdı onlar benim.Ankara dayanamadı ve bi kedi de o istedi.tabi ki önce benimkilerden birini istedi ama boşa bi çabaydı.onun için aldığım kediyse evimizin biricik kızı oldu.cücük.aldığımda o kadar zayıf ve küçüktü ki kafası soğan cücüğü kadardı.sincap kırması olduğunu düşünmüştük ilk geldiğinde,her yere zıplardı yürümezdi asla.zaten hepi topu yarım kiloydu,yürüse rüzgarından uçardı galiba.başlarda evdeki o gerilimi de unutamadım hala.benim şımarık kedilerim eve 3. birinin geldiğini görünce küplere bindiler.bir hafta boyunca tıslamalar,bağırmalar ve kavgalarla yaşadık bit kadar evde.ilk birbrilerini kokladıkları an,fotoğraflarını çekerken nasıl ağladığımı bile hatırlıyorum.sonunda üçü birden abiler ve kızkardeş tiyatrosu gibi birbirilerini kollamaya ve göt göte gezmeye alıştılar.asıl kıyamet bundan sonra koptu zaten.



kurban bayramı için ailem bu sefer istanbula,benim yanıma gelmeye karar verdiler,geldiler ve her şeyi değiştirdiler.kedilerime süt veren annem,ishalleri için beni suçlamaya,babam bok kokusu geliyo diye kedilerimi atmaya,hatta daha da ileri götürüp eğer onları atmazsam paramı kesmekle tehdit etmeye başladı.cehennem gibi olmuştu evim.bir baba nasıl olur da benim hislerimi anlamaz diye düşünmekten harap olmuştum.gittiklerinde bile rahatlamadım,her gün gelen telefonlarla canımdan bezdim ve dobiyi ankaraya,Ankara'ma götürdüm.ve daha sonra cücüğü de.tapirimle en sevdiğim küçük tırsak yavrumla başbaşa kalmıştık evde.ve onun için daha güzel bir ev bulmaya karar verdim.ev arkadaşı alıp,bahçeli şahane bir eve taşındım sırf o rahat etsin diye.hastaydı ve tedavi oluyodu,çişini tutamıyodu.bir gün ev arkadaşım ben ankaradayken sırf odasına işedi diye kedimi sokağa atıp marifetmiş gibi bana haber verdi.çıldırdım,ağladım,krizler geçirdim.ve döndüğümde tabi ki bulamadım.son kedim de gitmişti.yapayalnızdım.o kadar çabam,uğraşım hiç bi işe yaramamıştı.benim biricik çocuklarım sokaklardaydı şimdi.kaderime razı oldum ve bahçemdeki kedileri beslemeye karar verdim.her gün tapiri bekleyerek.şimdi ise iki tane deli kedim var bahçede.tapirle dobinin yerini tutarcasına,şişman bi sarman ve korkak bir tekir.yerini tutmaz ama alışmaya çalışıyorum.onlar da ne zaman elimden alıncak diye bekliyorum belki de sadece.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...